Erken Doğum Nedir? Erken Doğum Riskini Artıran Faktörler Nelerdir? erken doğum erken doğum

Erken Doğum Nedir? Erken Doğum Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

Erken Doğum Nedir?

Hamile olan her anne adayı bu riskten korkar, erken doğum nedir, gebelikte tahmin edilen haftadan önce doğan çocuklar yaşar mı ?gibi tüm bu soruların yanıtı yazımızda.

Erken doğum gebeliğin 37. Haftasından önce rahim ağzında 2 cm ve fazlası bir açılma ve 20 dakikada bir düzenli aralıklarla 3-4 kez sancının girmesi ve sonucunda bebeğin dünyaya gelmesidir. Günümüzde doğumların yaklaşık olarak %8-10 erken olmaktadır.

Peki normal seyirlerde ilerleyen bir hamilelikte neden erken doğum gerçekleşir, erken doğumu artıran faktörler nelerdir?

 

Erken Doğum Sebepleri;

Hamile kalmaya karar veren her kadın erken doğum riski ile karşı karşıya kalmamak için sigara ve alkol kullanımını azaltmalı, mümkünse tamamen bırakmalıdır. Gebeliğin öncesinde kullanılan ve hamilelik boyunca da devam edilen sigara ve alkol erken doğumu tetikleyen ana sebepler arasındadır. Ayrıca gebeliğin sürdüğü dönemde yeterli kiloda olmamak da erken doğum riskini tetikleyen sebepler arasındadır. Normal durumlarda anne adayı hamileliği boyunca ortalama 10 ila 15 kilo arasında almış olmalıdır. Hekim muayeneleri sonrasında risk grubunda bulunan anne adaylarının özellikle gebeliklerinin son döneminde cinsel ilişki yaşamaktan uzak durmaları önerilir. Yoğun ve yorucu işlerde çalışmak durumunda olan anne adayları çalışma şartlarını tekrar düzenlemelilerdir. Yoğun ve yorucu tempolarda erken doğum riskini tetikleyici unsurlar arasındadır. Hamile kalmadan önce böbrek hastalığı, kalp rahatsızlığı ve şeker gibi hastalıkların olduğu biliniyorsa bunlar sürekli kontrol altında olmalılar çünkü bu gibi rahatsızlıklar erken doğum riskini tetikleyici unsurlar arasındadır. Kontroller sırasında hekimin gözlediği şekilde plasenta aşağı doğru sarkmış ise bu erken doğum sebeplerinden birisi olarak bilinir. Anne adayı muhakkak hekim tarafından sıkça kontrol altında tutulmalıdır. Hamilelikte beslenme alışkanlığı düzenli olarak ve sağlıklı olmalıdır. Yetersiz ve kalitesiz beslenme erken doğumu tetikleyici unsurlar arasındadır. Bazı anne adaylarında rahim ağzında bulunan kaslar yeteri kadar güçlü olmayabiliyor, bu gibi durumlar bebeğin rahimde tutulmasını olumsuz etkiler, bu rahim ağzı problemi erken doğumu tetikleyebilir. Çoğunlukla ikiz bebek ve üçüzler gibi çoğul gebelik durumlarında erken doğum riski daha fazla görülür. Bu tarz gebeliklerin çoğu erken doğum ile sonuçlanmaktadır. Bu gibi durumlarda tıbbi açıdan önlemler alınmaktadır. Alınan önlemler neticesinde erken doğum riskinin önüne geçilebilir.

Gebelikte Stres Altında Olma

Gebelikte Stres Altında Olmamak Çok Önemli

Her durumda olduğu gibi gebelik durumda da stres oldukça etkileyici bir faktördür. Gebelikte stres altında olunduğunda tehlike arz edebilir. Gergin ve stresli durumlar anne adayına ve bebeğe ciddi anlamda zarar vermektedir. Bu nedenle gebelik süresince stresten olabildiğince uzak durulmalıdır. Psikolojik durumlarda gerekiyorsa profesyonel bir destek alınmalıdır. Bu gibi durumlarda anne adayının en büyük destekçisi baba adayı olmalıdır.

Hamileliğin devam ettiği süre boyunca takviye ilaçlar alınabilir fakat bunların doktor kontrolünde olması çok önemlidir. Zira yapılan araştırmalarda kontrolsüz ilaç kullanımının gebelikte erken doğum riskini artırdığı gözlemlenmiştir. Annelerde gözlenen enfeksiyon rahatsızlıkları erken doğumu tetiklemektedir. Örnek verilecek olursa idrar yolu enfeksiyonu ve vajinal yollarda oluşan enfeksiyonlar gibi problemler kontrol altına alınmalıdır. Kontrol altına alındığı zaman erken doğum riski azaltılmış olmaktadır.

rahim ağzı muayenesi

Erken Doğumu Artıran Faktörler Nelerdir;

Anne karnında yeterli gelişim sürecini tamamlayamamış bebeklerde duyma konusunda görüş yeteneğinde, solunum yollarında ve sinir sistemi gelişimlerinde sorunlar yaşandığı bilinmektedir. Yeni doğan bebeklerde gerçekleşen ölümlerin yüzde 75’inin erken doğum sonrasında olduğu biliniyor fakat gelişen tıp dünyasında erken doğum riskinin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması ile risk ortadan kaldırılabilir ve bebeğin akciğer gelişimi dahil tüm organlarının gelişimi tamamlanabilir. Erken doğumda prematüre bebeklerin gelişimi yavaş olsa da gerekli teşhis ve tedaviler ile tüm bu eksikler ortadan kaldırılabiliniyor.

Gebelikte erken doğum riskini artıran faktörler arasında var ise gerçekleşen bir önceki gebelikte de erken doğum tehlikesi yaşamak, birden fazla düşük yapmak, özellikle 4-5 aylık düşüklerin olması, birden fazla bebeğe hamile olmak, rahim ağzındaki anomaliler, yaşanan iki gebelik arasında 9 aydan az bir sürenin olması, döl yatağında bulunan miyom ve duvarın bulunması, enfeksiyon rahatsızlıkları, yaşanılan yüksek ateşli hastalıklar, şeker hastalıkları, tansiyon seyrindeki değişiklikler, stres yaşanması, fiziksel şiddet görmek, yorucu çalışma şartları ve gebeliğin özellikle ilk üç ayında görülen sık kanamalar tetikleyici faktörler arasındadır.

Hekimlerin rahim ağzı muayenesinde görülen değişiklikler ile tanının konulduğu bilinmektedir. Zaman olarak bir saat gibi bir süre de 10 ve daha fazla kasılmaların olması, vajinada kanama ve değişik renkte görülen akıntılar, adet döneminde görülen ağrılara benzer ağrılar ve pelvik bölgede hissedilen baskı hissi ve vajinadan bir anda sıvı boşaltımı gibi belirtiler ile erken doğumun gerçekleşebileceği bilinmektedir.

Sağlıklı bir gebeliğin olması gereken hafta 38-42 hafta arasıdır. En az 38 haftadan az olan gebeliklere erken doğum denilmektedir. Tam olarak sebebi bilinmese de erken doğuma neden olan faktörler bilinmektedir.

Erken Doğum2

Bu faktörler arasında nedeni bilinmeden yaşanan karın ağrısı erken doğumun ilk belirtileri arasındadır. Eğer sebebi bilinmeden ara ara gerçekleşen karın ağrısı şikayetleriniz var ise mutlaka bir hekime kontrol ettirmek gereklidir.

Vajinal bölgede akıntı artışı gözleniyorsa ve renkte değişim gözleniyorsa bu da bir işaret olabilir. Kanlı ve sümüksü bir kıvamda akıntı olup olmadığını takip etmek gereklidir.

Akıntılar arasında belki de en önemli ve belirleyici olan kesin belirti ise vajinadan akan berrak bir sıvıdır. Eğer fazla miktarda berrak sıvı akışı var ise hamilelik kesesi açılmış ve bebeğin içinde yaşadığı sıvı dışarı akıyor olabilir. Geç kalındığı takdirde anne ve bebeğin hayatını tehlikeye sokacak derece de ciddi enfeksiyonlar yaşanabilir.

Pelvik kaslardaki dolgunluk ve baskı hissi ciddi bir belirtidir. Erken doğum başlamadan önce rahim kasları bebeğin başını doğum kanalına doğru yönlendirir ve doğum başlar, bu gibi baskı hissi yaşandığı durumlarda hiç beklemeden uzman bir hekime başvurmak gerekmektedir.

Hekimler yazıda belirtilen belirtilerin takip edilmediği durumlarda erken doğum riskinin yüksek olduğunu, önlem alındığı takdirde ise erken doğum zamanın geciktirilebileceğini belirtmektedirler.

Sigara içmek, 18 yaşından küçük olmak, yeterince beslenememek, rahim ağzı ölçüsünün normal boyutlardan kısa ölçülmüş olması, Kan değerlerinde düşüklük olması tetikleyici sebepler arasındadır. Plasentanın durumu hekim tarafından kontrol edilmeli ve hareketlere olabildiğince dikkat edilmelidir. Yorucu iş temposu hafifletilmeli veya tamamen az yorucu bir iş hayatına geçilmelidir. Bir önceki gebelikte erken doğum ya da düşük gözlendiyse tüm bunlar hekime belirtilmelidir.

Hekimin belirttiği ve istediği isteklere uyarak bu riskleri ortadan kaldırabilirsiniz. Erken doğumda takip önemlidir ve gerekli önlemler alındığı takdirde erken doğan bebekler yaşar mı sorusu ortadan kalkar. Gerekli takipler ve tedaviler ile gayet sağlıklı bir bebeğiniz olabilir.